Tapınağımızı inşa etmek

Dinler tarihinde, arkeolojide, mimaride ve turistik gezilerde karşımıza çıkan “tapınaklara” günlük yaşamda da rastlarız. “Tapınak” kelimesi nedense cami, kilise ve sinagoglara pek yakıştırılmaz. Tapmak ve tapınmak ilkellerin de bilip uyguladıkları eylemlerdi. Belki de modern dinler kendilerini bundan ayrıştırmayı arzuladılar. Madem buralara “tapınak” (“temple”) denmiyor, bizim bahsettiğimiz ve günlük yaşamda karşılaştığımız tapınak da “ne ola?” diye…

Olgunluk Nedir?

Olgunluk nedir? Bu bir başlık değil. Bu siz okurlara da sorulmuş bir soru. Ben buna kısmen yanıt verebildim, sizin katkınız da bu yanıtı genişletebilir. Yaşadıklarımız ışığında hemen söyleyebiliriz ki, olgunluğun kişinin yaşamına çatık kaş, ahkam, yaşlılık, maddi güç, tahsil ile gelmediğini biliyoruz. Olgunluk daha çok bu olguların yönetilmesiyle ilgili. Psikoloji bilimi bize daha çocuklukta hatta…

İnsan Olmak (kitap tanıtımı)

Herkesin hayatta bir kez dibe vurduğu, ya da bunaldığı dönemler vardır. İşte bu dibe vurma aşılırsa, aslında bir doğumun başlangıcı olabilir. Yaşı ve statüsü ne olursa olsun, kişi bu durumda insanları ve hatta kendini tanımamış, hiç anlamamış olduğu hissiyle sarsılmaktadır. İnsan nasıl bir varlıktır? Nasıl bir yazılıma sahiptir?  Haydi bu soruları biraz daha kişiselleştirelim. “Bunu…

Kutsal Ruh

Bu belki de yazdığım en kişisel, en öznel-subjektif yazı. İçerdiği hiç bir şeyin doğruluğunu kanıtlayamam. Amacım da bir şey kanıtlamak değil. Bir deneyim aktarmak, ortaya koymak istedim sadece. Bunu neden kendime saklamadığım sorusunun yanıtını vermek ise çok zor. Bilmiyorum. Belki de, benzer deneyime sahip kişilere bir göz kırpmak istedim. Belki de bu paylaşım da deneyimin…

Ağaçlar büyürken bazılarımız güdük kalır…

Aldığımız kiloları, ağır işiten kulaklarımızı, unutkanlığımızı, asabi hallerimizi hatırlatanlara kızıyoruz. Mükemmeliz ya hani. Ama bunlara kızar ve kulak tıkarsak dostlar nasıl acı söyleyecekler? Birbirimize sesimizi yükseltip kabalığı normalleştirirken, “Bence senin profesyonel desteğe ihtiyacın var” diyene “Esas sensin deli!” ile saydırıyoruz. Bununla birlikte aynı dostumuz farz-ı mahal “Bence sen namaza başla” dese “Esas sensin günahkar” falan…

Ruhsal Portre Sanatı

Bu resimde renk yok, kirpikler, al yanaklar, göz rengi de yok. Hatta resim eksik ve kusurlu aslında. Peki nasıl oluyor da, buradaki “kişiye” sempati duyuyor ve belki de onun tarafından çekiliyoruz. İki çizgiyle aşka düşmek nasıl mümkün oluyor? Resimdeki kişi hakkında neler anlatabiliriz? Milleti, mesleği, sosyal sınıfı, ruh hali… Bu düşüncelerimiz nereden gelmektedir?Ressamın bir kaç…

Cam gibidir insan…

Cam gibidir insan. Göremesek de bazen, oradadır. Eski evlerde her gün kurulması gereken mekanik saatler vardı. Böyle bir eve misafir olup da salona girdiğimizde, ilk önce zamanın sesine nasıl dayanacağımızı bilemesek de, kalp ritmimizi bozacak denli rahatsızlık veren bu ses dakikalar sonra unutuluverir, duyulmaz olurdu. Beynimiz o çok önemsediğimiz iyi ya da kötü şeyleri kanıksar,…