Tapınağımızı inşa etmek

Dinler tarihinde, arkeolojide, mimaride ve turistik gezilerde karşımıza çıkan “tapınaklara” günlük yaşamda da rastlarız. “Tapınak” kelimesi nedense cami, kilise ve sinagoglara pek yakıştırılmaz. Tapmak ve tapınmak ilkellerin de bilip uyguladıkları eylemlerdi. Belki de modern dinler kendilerini bundan ayrıştırmayı arzuladılar. Madem buralara “tapınak” (“temple”) denmiyor, bizim bahsettiğimiz ve günlük yaşamda karşılaştığımız tapınak da “ne ola?” diye…

Olgunluk Nedir?

Olgunluk nedir? Bu bir başlık değil. Bu siz okurlara da sorulmuş bir soru. Ben buna kısmen yanıt verebildim, sizin katkınız da bu yanıtı genişletebilir. Yaşadıklarımız ışığında hemen söyleyebiliriz ki, olgunluğun kişinin yaşamına çatık kaş, ahkam, yaşlılık, maddi güç, tahsil ile gelmediğini biliyoruz. Olgunluk daha çok bu olguların yönetilmesiyle ilgili. Psikoloji bilimi bize daha çocuklukta hatta…

Ben bir Fil’im

Mesnevideki öyküyü duymayan kalmamıştır. Hintliler bir fili karanlık bir ahırda insanlara göstermek isterler de, her biri iyi göremediği fili eliyle yoklayıp kâh kuyruğunu tutup dala, kâh bacağına sarılıp ağaca benzetirler. Ben bu öykünün “körlü” şeklini de okumuştum. Mevlâna bu öyküde “Parçayı gören bütünü göremez” fikrini aktarmak ister. Yazımızın sonunda bu öykünün bizi ilgilendiren ilk bölümünü bulabilirsiniz.…

Kutsal Ruh

Bu belki de yazdığım en kişisel, en öznel-subjektif yazı. İçerdiği hiç bir şeyin doğruluğunu kanıtlayamam. Amacım da bir şey kanıtlamak değil. Bir deneyim aktarmak, ortaya koymak istedim sadece. Bunu neden kendime saklamadığım sorusunun yanıtını vermek ise çok zor. Bilmiyorum. Belki de, benzer deneyime sahip kişilere bir göz kırpmak istedim. Belki de bu paylaşım da deneyimin…

Işıktan ipler

Sizlere başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu hikayede yer alan ve bugün bazıları aramızda olmayan kişilerin gerçek kimliklerini, üzerlerinde bir yargı, haksız bir etiketleme oluşmasını engellemek için saklamayı tercih ettim. Kaldı ki bu hikayedeki kişilerin tümü olaylar boyunca bir dönüşümden geçmişlerdir. Yaşamlarımızın bazı bölümlerinin anlatılacak kıvama gelmesi için düğümlerin çözülmesi, açık parantezlerin kapanması gerekir.…

Neredeler?

   Çalışma odamdaydım. O zaman beş yaşındaki küçük bilgem yanıma geldi ve bir hafta önce ölen dedesinin ilaç kutularını gördü. Birini eline alarak “Bu kimin?” diye sordu. Yanıtı bildiğinden emindim. Konuşmak, beni konuşturmak istemişti.“Dedenin… Ama artık bunlara ihtiyacı yok” dedim.  “Artık ihtiyacı yok, çünkü iyileşti…” dedi.  Bunu beklemiyordum. “Evet” dedim, “İyileşti. Hastalıklar ve acılar sadece vücudumuzda…

Mucizeler ve İmkansız Şeyler

Mucizelere inanır mısınız? Yanıtınız ister evet olsun, ister hayır, inanmanız ya da inanmamanız başınıza bir mucize gelmediğindendir. Mucize aslında imkânsızlığına emin olduğunuz bir olayın gerçekleşmesidir. Paradoksal bir durum öyle değil mi? Söz konusu şey özünde imkansız bir olay ve bu bir gün gerçekleşiyor. Neredeyse böyle bir cümle kurmaya dahi hakkınız yok. Olay o derece imkansız.…