Mayıs 2016

Ben bir Fil’im

Mesnevideki öyküyü duymayan kalmamıştır. Hintliler bir fili karanlık bir ahırda insanlara göstermek isterler de, her biri iyi göremediği fili eliyle yoklayıp kâh kuyruğunu tutup dala, kâh bacağına sarılıp ağaca benzetirler. Ben bu öykünün “körlü” şeklini de okumuştum. Mevlâna bu öyküde “Parçayı gören bütünü göremez” fikrini aktarmak ister. Yazımızın sonunda bu öykünün bizi ilgilendiren ilk bölümünü bulabilirsiniz. […]

Ben bir Fil’im Read More »

Almak, vermek ve iyilik üzerine

Gök istediği kadar gürüldesin, bulutlar damla damla yeryüzüne inip de toprakla buluşmadıkça yağmur gerçekleşmez. Gözden kaçsa da, yağmur göğün olduğu kadar yerin de işidir. Bir taraf almaya, ağırlamaya hazır ve gönüllü değilse, “Susadım, yağ artık!” demedikçe, elindekini vermek, yağmur olup yağmak ne mümkün. Geçen gün 19 Mayıs yürüyüşleri nedeniyle yollar kapatılmıştı. İstemeden ve plansızlıkla, kendimi

Almak, vermek ve iyilik üzerine Read More »

Kutsal Ruh

Bu belki de yazdığım en kişisel, en öznel-subjektif yazı. İçerdiği hiç bir şeyin doğruluğunu kanıtlayamam. Amacım da bir şey kanıtlamak değil. Bir deneyim aktarmak, ortaya koymak istedim sadece. Bunu neden kendime saklamadığım sorusunun yanıtını vermek ise çok zor. Bilmiyorum. Belki de, benzer deneyime sahip kişilere bir göz kırpmak istedim. Belki de bu paylaşım da deneyimin

Kutsal Ruh Read More »

error: Content is protected !!