Kişisel Gelişim

New Age Sektörünün Kökenleri

(Kişisel gelişim sektörünün kısa bir tarihçesi) Ülkemizde özellikle 2000lerin başlarında New Age adı verilen yeni ruhsallık akımları, yayıncılığın ve gelişen internetin de etkisiyle bir tufana dönüşmüştü. O yıllara hazırlıklı girmiştim çünkü önce ruhsal öğretiler, ardından kişisel gelişim olarak anılan akımlarla çok erken tanışmıştım. Babamın kütüphanesi şaşırtıcı genişlikteydi. Her konuda kitap vardı. Lobsang Rampa, Casteneda, Daniken, …

New Age Sektörünün Kökenleri Devamı »

Hangi Reenkarnasyon?

Geçmişte, aykırı fikirlerimi bilen biri bana “Reenkarnasyon hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorduğunda yanıtım “Hangisinden bahsediyorsunuz?” olmuştu. Bu yanıtım soru soranı afallatmış, bir süre konuşamamıştı. Diyaloğu sürdürmek adına ben yine söz alıp “Birden çok reenkarnasyon anlayışı var. Hangi reenkarnasyondan bahsetmemi istersiniz?” deyince toparlanıp “Bunu bilmiyordum. Birden fazla mı var?” diyebilmişti. Oysa az önce çok kesin çizgileri …

Hangi Reenkarnasyon? Devamı »

Mayötik: Ruhsal Ebelik

“Ben doğurmadım ki” dedi kadın. “Sadece vesile oldum. Zaten beni uyuttular, uyandığımda cin gibi bir bebek kollarımdaydı. Ona hayran oldum, onun kölesi oldum ve her gün hayran ve kölesi oluyorum ve çok yoruluyorum. O gün bugündür bir daha rahat edemedim” Ne kadar içten bir gözlem. Doğurmak ıkınmak değildir. Bedensel acıya da indirgenemez. Fiziksel olaylar daha …

Mayötik: Ruhsal Ebelik Devamı »

Çiçekle bir konuşma

Baharın ilk günleri gelip soluduğum havanın formülü değişince çocukluğumdan bir şeyler hatırlarım. Anılarımın değişmeyen dekorlarından başlıcası ayaklarımı altındaki çimenliktir. Tüm yeryüzünü kaplayan bir çimenlik. O makul boyutlardaki bahçe benim paha biçilmez ve engin dünyamdı. Çimlere doyasıya basardım çünkü orada iyi ya da kötü ot diye bir şey yetişmezdi. Yabandı, vahşiydi, gürdü. Çimen, kedi otu, yonca, …

Çiçekle bir konuşma Devamı »

Tapınağımızı inşa etmek

Dinler tarihinde, arkeolojide, mimaride ve turistik gezilerde karşımıza çıkan “tapınaklara” günlük yaşamda da rastlarız. “Tapınak” kelimesi nedense cami, kilise ve sinagoglara pek yakıştırılmaz. Tapmak ve tapınmak ilkellerin de bilip uyguladıkları eylemlerdi. Belki de modern dinler kendilerini bundan ayrıştırmayı arzuladılar. Madem buralara “tapınak” (“temple”) denmiyor, bizim bahsettiğimiz ve günlük yaşamda karşılaştığımız tapınak da “ne ola?” diye …

Tapınağımızı inşa etmek Devamı »

Olgunluk Nedir?

Olgunluk nedir? Bu bir başlık değil. Bu siz okurlara da sorulmuş bir soru. Ben buna kısmen yanıt verebildim, sizin katkınız da bu yanıtı genişletebilir. Yaşadıklarımız ışığında hemen söyleyebiliriz ki, olgunluğun kişinin yaşamına çatık kaş, ahkam, yaşlılık, maddi güç, tahsil ile gelmediğini biliyoruz. Olgunluk daha çok bu olguların yönetilmesiyle ilgili. Psikoloji bilimi bize daha çocuklukta hatta …

Olgunluk Nedir? Devamı »

İnsan Olmak (kitap tanıtımı)

Herkesin hayatta bir kez dibe vurduğu, ya da bunaldığı dönemler vardır. İşte bu dibe vurma aşılırsa, aslında bir doğumun başlangıcı olabilir. Yaşı ve statüsü ne olursa olsun, kişi bu durumda insanları ve hatta kendini tanımamış, hiç anlamamış olduğu hissiyle sarsılmaktadır. İnsan nasıl bir varlıktır? Nasıl bir yazılıma sahiptir?  Haydi bu soruları biraz daha kişiselleştirelim. “Bunu …

İnsan Olmak (kitap tanıtımı) Devamı »

Ben bir Fil’im

Mesnevideki öyküyü duymayan kalmamıştır. Hintliler bir fili karanlık bir ahırda insanlara göstermek isterler de, her biri iyi göremediği fili eliyle yoklayıp kâh kuyruğunu tutup dala, kâh bacağına sarılıp ağaca benzetirler. Ben bu öykünün “körlü” şeklini de okumuştum. Mevlâna bu öyküde “Parçayı gören bütünü göremez” fikrini aktarmak ister. Yazımızın sonunda bu öykünün bizi ilgilendiren ilk bölümünü bulabilirsiniz. …

Ben bir Fil’im Devamı »

Işıktan ipler

Sizlere başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu hikayede yer alan ve bugün bazıları aramızda olmayan kişilerin gerçek kimliklerini, üzerlerinde bir yargı, haksız bir etiketleme oluşmasını engellemek için saklamayı tercih ettim. Kaldı ki bu hikayedeki kişilerin tümü olaylar boyunca bir dönüşümden geçmişlerdir. Yaşamlarımızın bazı bölümlerinin anlatılacak kıvama gelmesi için düğümlerin çözülmesi, açık parantezlerin kapanması gerekir. …

Işıktan ipler Devamı »

Ağaçlar büyürken bazılarımız güdük kalır…

Aldığımız kiloları, ağır işiten kulaklarımızı, unutkanlığımızı, asabi hallerimizi hatırlatanlara kızıyoruz. Mükemmeliz ya hani. Ama bunlara kızar ve kulak tıkarsak dostlar nasıl acı söyleyecekler? Birbirimize sesimizi yükseltip kabalığı normalleştirirken, “Bence senin profesyonel desteğe ihtiyacın var” diyene “Esas sensin deli!” ile saydırıyoruz. Bununla birlikte aynı dostumuz farz-ı mahal “Bence sen namaza başla” dese “Esas sensin günahkar” falan …

Ağaçlar büyürken bazılarımız güdük kalır… Devamı »

error: Content is protected !!