Mayötik: Ruhsal Ebelik

“Ben doğurmadım ki” dedi kadın. “Sadece vesile oldum. Zaten beni uyuttular, uyandığımda cin gibi bir bebek kollarımdaydı. Ona hayran oldum, onun kölesi oldum ve her gün hayran ve kölesi oluyorum ve çok yoruluyorum. O gün bugündür bir daha rahat edemedim” Ne kadar içten bir gözlem. Doğurmak ıkınmak değildir. Bedensel acıya da indirgenemez. Fiziksel olaylar daha…

Çiçekle bir konuşma

Baharın ilk günleri gelip soluduğum havanın formülü değişince çocukluğumdan bir şeyler hatırlarım. Anılarımın değişmeyen dekorlarından başlıcası ayaklarımı altındaki çimenliktir. Tüm yeryüzünü kaplayan bir çimenlik. O makul boyutlardaki bahçe benim paha biçilmez ve engin dünyamdı. Çimlere doyasıya basardım çünkü orada iyi ya da kötü ot diye bir şey yetişmezdi. Yabandı, vahşiydi, gürdü. Çimen, kedi otu, yonca,…

Bir bahar günü…

Bugün baharın ilk günlerinden. İnsan ne giyeceğini şaşırır ya, öyle. Şehirde köyde hayat tomurcuklanıyor. Tepemizde aynı mavi gök, fışkırabildikleri her köşeden çıkan yeşil otlar. “Dışarısı” diye bir yer olduğunu hatırlıyor insan ve evden ya da işten çıkıp can-ı gönülden yürüyor. Yürümeli. Yürümeli çünkü yol üzerinde dostlar bizi bekliyor. Kafasını kimin okşadığına bakmadan mırıldanan kedi, bir…

Geleneksel 10 Kasım seçimleri…

9 Kasım gecesi uykuya yatmadan önce küçük kızım bana “Baba unutma yarın sirenler çalacak” dedi. Gülümsedim. Artık o bana hatırlatıyordu. Sabah hava ışımadan heyecanla uyandım ve evden çıkacağım saati bekledim. 8:35 vapuruna binecektim. Tam 9:05’te otobüste olabilirdim. Bunu mu tercih ederdim, yoksa sokakta olmayı mı? Otobüs kalabalık olabilirdi, şöförün ruh haline göre durmayabilirdi, trafikte tehlike…

Tapınağımızı inşa etmek

Dinler tarihinde, arkeolojide, mimaride ve turistik gezilerde karşımıza çıkan “tapınaklara” günlük yaşamda da rastlarız. “Tapınak” kelimesi nedense cami, kilise ve sinagoglara pek yakıştırılmaz. Tapmak ve tapınmak ilkellerin de bilip uyguladıkları eylemlerdi. Belki de modern dinler kendilerini bundan ayrıştırmayı arzuladılar. Madem buralara “tapınak” (“temple”) denmiyor, bizim bahsettiğimiz ve günlük yaşamda karşılaştığımız tapınak da “ne ola?” diye…

Kahve asla uykumu kaçırmaz. Aksine…

Kahve asla uykumu kaçırmaz. Aksine… Bunu size bilimsel olmayan bir yoldan ispatlayabilirim. Önümdeki bir fincan kahveyi içmeden önce onun kokusunu içime çekmek, ona bakmak beni bir buluşmaya hazırlıyor. Dudaklarımın ve dilimin bu kahveyle buluşmasına götüren yol çok zengin keşiflerle dolu. Kahvenin tadı elime geçen tek ödül değil. Bu yol hazlar, keşifler ve ödüllerle dolu. Ben…

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü projesi (1937)

Atatürk ölünceye kadar köylüyü/çiftçiyi koruma konusuna kafa yormuştur. Kalkınmanın tabandan yani köyden başlaması gerektiğini düşünen Atatürk, Türkiye’nin gerçek anlamda çağdaşlaşması için her şeyiyle çağdaş köyler kurulması gerektiğini düşünmüştür. Bu amaçla bizzat üzerinde kafa yorduğu İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’ni geliştirmiştir. Atatürk’ün üzerinde çalışarak uygulanmasını istediği bu proje, Afet İnan’ın “Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi…