Ay: Mart 2014

Duygu Yogası ya da “Gerçekte duygularımızı seçiyor muyuz?”

Bu “yoga” metaforu ile gerçekte kasdettiğimiz, duygularımız üzerinde gözlem yapmak ve çalışmak olacak. Genellikle duygularımızın beden temelli, kontrolsüz güdüler olduklarını ve çevreden gelen etkilerle tepkiye dönüşerek dışavurulduklarını, hissedildiklerini düşünürüz. Sanki bu duygular üzerinde hiç bir gözlem gücümüz ve kontrolümüz yokmuş, olamazmış gibi… Oysa size, kızgınlık, mutluluk, üzüntü, nefret, kıskançlık gibi duygu-durumların birer tercih olabileceklerinden bahsedersek …

Duygu Yogası ya da “Gerçekte duygularımızı seçiyor muyuz?” Devamı »

Kutsal Kadın’la Buluşmak

Tarihte ve mitolojide çok çeşitli yüzlerle tanıdığımız (İsis, Afrodit, Meryem vb kadın figürleri) kadın ruhsallığının mertebelerinin en üst kademesinden bahsedeceğiz. Beden, Duygu, Akıl mertebelerinin ardından Kutsal (ya da Ruhsal) boyuta ulaşmış kadın. İnsanın ruhunun “Kadın Yarısı” olan bu varlık boyutu erkek olsun kadın olsun her birimiz için buluşulması gereken bir insanlık idealidir. Ancak bu ideal …

Kutsal Kadın’la Buluşmak Devamı »

Kutsal Erkek’le Buluşmak

Neden Erkekler Kutsal (ya da Ruhsal) Erkeklikleriyle Buluşmak Zorundalar? Dinlerde ve eski geleneklerde Kâmil İnsan, Rahman Adam, Kutsal Kral vb isimle anılan “Ruhsal ya da Kutsal Erkek” aslında ulaşılması gereken bir insanlık idealini anlatmaktadır. İnsanlık tarihinde iz bırakmış yapıcı, koruyucu, bilge kişiler de bu ideale en çok yaklaşmış erkek figürleridir. Ruhsal Erkeğin Manifestosu diyebileceğimiz bu …

Kutsal Erkek’le Buluşmak Devamı »

Ülkemizdeki sorunların kökü: Kadının “karartılması”

Anadolu geleneklerine göre kız çocuğu erkenden “doğurtma” yoluyla anneleştirilir. Körpecik kızların iç organları daha buna hazır değilken bile bunun için çaba gösterilir. Kızların fikri önemli değildir. Bu şekilde kızlıkdan analığa geçen varlık “Sevgili”, “Kadın” ya da “Eş” aşamasından geçemeden, bireyleşmeden, erkeğine “eş” olamaz (oysa dilimizde “eş” ve “eşit” yakın kavramlardır, ne güzel) Bu olay beden …

Ülkemizdeki sorunların kökü: Kadının “karartılması” Devamı »

Mucize molekül : Resveratrol

Amerikalı doktorlar uzun yıllar Fransız Muamması olarak adlandırdıkları bir fenomene eğildiler. Araştırmalara göre fransız halkı çok sağlıksız besleniyor, hayvansal yağ tüketiyor ancak kalp damar hastalıklarına nadiren yakalanıyordu. Gerçekten de fransız kadını dünyanın en uzun ömürlü kadını olup, erkeği de ortalama ömrü en uzun olan erkek nüfusu arasındadır. Yıllar sonra bu etkiyi sağlayan faktör keşfedildi: kırmızı …

Mucize molekül : Resveratrol Devamı »

İnsan olmak

İnsan olmak, hazıra konduğumuz, edinilmiş bir kazanım, bir tür miras değildir. Yazar Daniel Thibault bu konuda “Üstün insanı mı hedefliyoruz? Önce İnsan olmalıyız” diyor Çünkü çoğumuz, “İnsan olmak” statüsünün doğadan gelmediğini unutuyoruz. Sürekli olarak, daha güçlü, daha çok sevilip övülen, başkalarından daha başarılı olduğumuzu dünyaya kanıtlama yarışındayız. Üstelik aldığımız eğitim bizi bu yarışın içine vaktinden …

İnsan olmak Devamı »

error: Content is protected !!