Kişisel Gelişim

Savaşçılar ve Barışçılar

Bir “Savaşçı” akımı almış başını gidiyor. Warrior, Işık Savaşçısı, Asker, Avcı ve daha nicesi farkında olmadan karıştırılan, anlamından boşaltılarak kullanılan ifadeler. Kimi zaman içlerine erkekliği, salt eril özellikleri, maçoluğu, saldırganlığı ve hatta katilliği bile sokanlar var. Farkında olmadan elbette… Bu yazımızın amacı bir yandan bu kitlenin farkındalığını arttırmak, öte yandan da “ötekileştirdikleri” kitleyi bu tip sahte …

Savaşçılar ve Barışçılar Devamı »

Alt tarafı bir tabak yemek

Ananız sizi emzirdi, sonra da evlenene kadar önünüze yemek koydu. Alt tarafı bir tabak yemekti bu. (Sanırız bu yazımızda daha ziyade beylere seslendiğimiz anlaşılmıştır) Ardından belki hamarat, belki de yumurta bile kırmayı bilmeyen bir hatunla tanışıp evlendiniz. Kısa zamanda o da “kendini geliştirdi” ve karnınız doymaya devam etti. Gelin görün ki, size verileni almaktan başka …

Alt tarafı bir tabak yemek Devamı »

Her şey bir ağacı sevmekle başlar

Derler ki bir adam Mevlana’dan kendisine Allah sevgisini öğretmesini istemiş. Üstad adama “Hiç sen şimdiye kadar bir insanı sevdin mi?” diye sormuş. Hayır yanıtını alınca da: “Sen git önce bir insan sev” tavsiyesini vermiş. Bugün en yüce olana giden yolu aydınlatan insan sevgisinin de unutulduğunu gördükçe “İnsanlar yollarını kaybettiler. İnsandan başka sevginin öğrenileceği bir başka …

Her şey bir ağacı sevmekle başlar Devamı »

Tanrı olmak ya da olmamak

Haydi itiraf edelim : inancımız ne olursa olsun içten içe Tanrı ya da İlah olmak isteriz. Bir şekilde yaşamı garanti altına almaya, ölümü yenmeye, güçlü olmaya, kendimizden pek emin olmasak da doğrularımızı başkalarına dayatmaya çalışırız. Bir dine inananlar bile Tanrı’nın temsilcisi olmaya çalışırken bir de bakmışsınız onun adına insanlara hükmetmeye, Tanrıcılık oynamaya kalkışmışlar. Haydi itiraf …

Tanrı olmak ya da olmamak Devamı »

Kadının Ruhsal Anneliği ve Erkeği Doğurma Gücü

Kadınların biyolojik doğurganlıklarının dışında bir de ruhsal doğurganlıkları söz konusu. Ancak ilki o derece önemsenmiş ki, bu ikinci doğurganlık gölgelemiş durumda. Koskoca bir adama karşı dahi annelik duyguları hisseden kadınlar bunu anlayacaklardır. Savaşlarda yaralanmış ya da son nefesini veren askerlerin başucunda görev yapmış hemşirelerin hislerini aktaran anıları ilginçtir. Yaşam vermek kadının en temel doğasıdır. Ama …

Kadının Ruhsal Anneliği ve Erkeği Doğurma Gücü Devamı »

Bir Ayrılamama Öyküsü

Aslında “Ayrılığı” değil “Ayrılamamayı” sorun olarak yaşarız. Sevdiğimiz ya da bizim olan varlıklardan ayrılmak bize ölüm gibi gelir. Oyuncaklardan, evlerden, kitaplardan, evlatlardan, sevgililerden… Onlarla varolmuşuzdur çünkü. Bu durumda onlar yoksa biz de yokuzdur. Bu durum bazı insanları içten yer bitirir. Belki de bu yüzden yurdumuzda aşk cinayetlerine pek sık rastlanır.  Vazgeçemeyeceğimiz varlıklarla tek taraflı ‘sahiplik’ …

Bir Ayrılamama Öyküsü Devamı »

Eşlerin Kavga Rehberi

Nasıl tartışmalı?     İyi anlaşan insanların kavga etmeyeceklerine dair yanlış bir kanı vardır. Oysa “kapışmak” sağlıklı bir belirtidir. Tartışmaktan kaçan, bir gülümsemeyle kavgayı savuşturanlar genellikle tam bir kayıtsızlığa gömülürler. Nahoş sözler söylemek ve hatta hakaret bile iletişimden sayılır. Elbette ki, her türlü kapışma tavsiye edilemez. Tartışmayı bilmek lazım. Münakaşa etmenin de her spor gibi kuralları ve …

Eşlerin Kavga Rehberi Devamı »

Dişlerimi “maço” bir şekilde fırçalamayı nasıl bıraktım?

Yeni dişçim ağzıma şöyle bir baktı ve “Dişlerini nasıl fırçalarsın?” diye sordu. Bu soru beni hiç şaşırtmadı. Çünkü daha önceki dişçilerim de ilk muayenede bunu sormuşlardı. Bu işlemi hangi sıklıkla, nasıl bir fırçayla ve hangi hareketlerle yapıyordum. Deontoloji ya da mesleki etik bunu gerektiriyordu. Hastayı hastalıktan korumayı. Yurtdışındaki bir diş hekimi bu sorunun yanıtını bana …

Dişlerimi “maço” bir şekilde fırçalamayı nasıl bıraktım? Devamı »

Sevginin Şartları

Sevginin Şartları dediğimiz şey sevgiyi şartlara bağlamak değil elbet. Buradaki bahis, sevginin “gerçek olması” ya da sadece “olması” için gerekenler. Aslında bunu matematik aksiyomlar (temel kurallar) gibi anlatmak da imkansız ve pek doğru görünmüyor. Hitap etmek istediğimiz şey okuyucunun korteksi ya da analitik aklı değil. Çünkü zamanla, sevgi dediğimiz şeyin bir düşünce değil, hatta duygu …

Sevginin Şartları Devamı »

error: Content is protected !!