Ruhsallık

Mucizeler ve İmkansız Şeyler

Mucizelere inanır mısınız? Yanıtınız ister evet olsun, ister hayır, inanmanız ya da inanmamanız başınıza bir mucize gelmediğindendir. Mucize aslında imkânsızlığına emin olduğunuz bir olayın gerçekleşmesidir. Paradoksal bir durum öyle değil mi? Söz konusu şey özünde imkansız bir olay ve bu bir gün gerçekleşiyor. Neredeyse böyle bir cümle kurmaya dahi hakkınız yok. Olay o derece imkansız. …

Mucizeler ve İmkansız Şeyler Devamı »

Tanrının Empatisi

   Bir süredir her sabah viyaklayan tatlı bir kız bebeği kucağıma alıp pışpışlıyorum. Bazen uslu uslu bazen de ağlayarak uyanmasına rağmen beni görür görmez gülümsüyor. Sanırım onun sabah güneşiyim. Kucağıma aldığımdaysa güven ve keyifle gevşeyip gözleriyle bana şunları söyler : “Ben şu an bir bebek olarak bütün insanların ve bir kız olarak da bütün kadınların …

Tanrının Empatisi Devamı »

Cam gibidir insan…

Cam gibidir insan. Göremesek de bazen, oradadır. Eski evlerde her gün kurulması gereken mekanik saatler vardı. Böyle bir eve misafir olup da salona girdiğimizde, ilk önce zamanın sesine nasıl dayanacağımızı bilemesek de, kalp ritmimizi bozacak denli rahatsızlık veren bu ses dakikalar sonra unutuluverir, duyulmaz olurdu. Beynimiz o çok önemsediğimiz iyi ya da kötü şeyleri kanıksar, …

Cam gibidir insan… Devamı »

Savaşçılar ve Barışçılar

Bir “Savaşçı” akımı almış başını gidiyor. Warrior, Işık Savaşçısı, Asker, Avcı ve daha nicesi farkında olmadan karıştırılan, anlamından boşaltılarak kullanılan ifadeler. Kimi zaman içlerine erkekliği, salt eril özellikleri, maçoluğu, saldırganlığı ve hatta katilliği bile sokanlar var. Farkında olmadan elbette… Bu yazımızın amacı bir yandan bu kitlenin farkındalığını arttırmak, öte yandan da “ötekileştirdikleri” kitleyi bu tip sahte …

Savaşçılar ve Barışçılar Devamı »

Tanrı olmak ya da olmamak

Haydi itiraf edelim : inancımız ne olursa olsun içten içe Tanrı ya da İlah olmak isteriz. Bir şekilde yaşamı garanti altına almaya, ölümü yenmeye, güçlü olmaya, kendimizden pek emin olmasak da doğrularımızı başkalarına dayatmaya çalışırız. Bir dine inananlar bile Tanrı’nın temsilcisi olmaya çalışırken bir de bakmışsınız onun adına insanlara hükmetmeye, Tanrıcılık oynamaya kalkışmışlar. Haydi itiraf …

Tanrı olmak ya da olmamak Devamı »

Sessiz Şarkı

Sonbahar gelip güneş saklanmaya başladığında bütün canlılar kışa hazırlanırlar. Sadece insanlar düşüncelerinin esiri olup içteki bu hazırlığa direnmeye çalışırlar. Oysa bedenimizde ve ruhumuzda da dıştaki mevsimlerin birer yansıması vardır. Peşinden koştuğu hayallerin bu mevsim gerçekleşmeyeceğini kabullenmek yerine hayallerine gömülenler mevsimsel depresyon yaşarlar. Buna en çok da içsel hayatın zenginleşeceği kış mevsimine girerken rastlarız. Denize girip, …

Sessiz Şarkı Devamı »

Saraya dönmek

Hayır, hayır, size son zamanlarda despotluğun simgesi olan bir saraydan bahsetmeyeceğiz. Anlatacağımız saray sizin sarayınız. Bugün unutmuş olsanız dahi, bir zamanlar içinde büyüdüğünüz bir saray vardı. Kalın duvarları sizi korur ve çirkinliklerle dolu bir dünyadan ayırırdı. Tavanı yıldızlarla kaplı, kendi başına bir evrendi bu sıcak yuva. Büyüklüğü metrekareyle değil, ışık, hayret ve coşku veren bir …

Saraya dönmek Devamı »

Kadının Ruhsal Anneliği ve Erkeği Doğurma Gücü

Kadınların biyolojik doğurganlıklarının dışında bir de ruhsal doğurganlıkları söz konusu. Ancak ilki o derece önemsenmiş ki, bu ikinci doğurganlık gölgelemiş durumda. Koskoca bir adama karşı dahi annelik duyguları hisseden kadınlar bunu anlayacaklardır. Savaşlarda yaralanmış ya da son nefesini veren askerlerin başucunda görev yapmış hemşirelerin hislerini aktaran anıları ilginçtir. Yaşam vermek kadının en temel doğasıdır. Ama …

Kadının Ruhsal Anneliği ve Erkeği Doğurma Gücü Devamı »

Bir Ayrılamama Öyküsü

Aslında “Ayrılığı” değil “Ayrılamamayı” sorun olarak yaşarız. Sevdiğimiz ya da bizim olan varlıklardan ayrılmak bize ölüm gibi gelir. Oyuncaklardan, evlerden, kitaplardan, evlatlardan, sevgililerden… Onlarla varolmuşuzdur çünkü. Bu durumda onlar yoksa biz de yokuzdur. Bu durum bazı insanları içten yer bitirir. Belki de bu yüzden yurdumuzda aşk cinayetlerine pek sık rastlanır.  Vazgeçemeyeceğimiz varlıklarla tek taraflı ‘sahiplik’ …

Bir Ayrılamama Öyküsü Devamı »

Tanrının Empatisi

Bir süredir her sabah viyaklayan tatlı bir kız bebeği kucağıma alıp pışpışlıyorum. Bazen uslu uslu bazen de ağlayarak uyanmasına rağmen beni görür görmez gülümsüyor. Sanırım onun sabah güneşiyim. Kucağıma aldığımdaysa güven ve keyifle gevşeyip gözleriyle bana şunları söyler : “Ben şu an bir bebek olarak bütün insanların ve bir kız olarak da bütün kadınların matrisiyim. …

Tanrının Empatisi Devamı »

error: Content is protected !!